Pazartesi, Temmuz 16, 2007

Kemanını inleten adam; Farid Farjad


1938 tahran doğumlu, İranlı bir keman virtüözü ve müzisyen olan Farid Farjad, 1966 yılında Tahran Üniversitesi’nde klasik müzik üzerine mastır yapmıştır. Kimi konserlerinde karısı piyanoda violine eşlik etse de, Anroozha albümlerinin ilk dört serisinde piyano ile eşlik eden isim, Abdi Jamini'dir. Fars (Persian) halk müziği üzerine ciddi bir birikime sahip olan Farid Farjad, batı ile doğuyu keman ortak paydasında birleştirme girişimlerinde inanılmaz bir başarı elde etmiştir. 1988'de Golha orkestrası ile başlamış, 1989'de Anroozha 1 ve 2 (O günler) albümleriyle ile devam etmiş, 1997'de Anroozha 3 ve 4 arasına bir Golha albümü daha girmiş ve nihayet, Anroozha 5'i (2006) çıkartmıştır. Albümlerinde sadece keman ve piyano vardır.

İlaç gibidir, kimi zaman antidepresan, kimi zamansa depresan etkisi yaratır:) Halen yaşamakta olan Farjad’ın bize yakın bir duruşu vardır. Yakın toprakların ortak kültürü kemanına yansımış ve doğu-batı sentezini mükemmel işlemiştir. Albümlerinin içerisine kattığı Azeri parçası "Ayrılık" ve Ermeni parçası "Sarı gelin"i bir yana, ezgilerinin yaşantılarımızla örtüşme oranının büyüklüğü de bunu göstermektedir. İnsanı alıp götüren ve bir daha geri getirmeyen türden müzikler üreten müzisyenin albümlerini Türkiye’de bulmak eskiden çok zordu, ama şimdi bazı müzik marketlerde bulunabiliyor. İlk dört albümündeki birbirinden güzel harika parçaları bu sitede bulabilir ve indirebilirsiniz: (Yalnız Real Player’ı yüklemeniz gerekiyor bunları dinlemek için)

http://darvish.net/Albums/Instrumental/FaridFarjadViolon.htm

Özellikle ilk albümündeki parçalarını dinlemenizi tavsiye ederim. En meşhur parçalarından bazıları ise: Taghatam deh, Leilli&Majnoon, Mara beboos, Pari kojaie, Gol-e pamcha, Violin song…gibi

Yaklaşık 4–5 yıl kadar önce tamamen bir tesadüfle tanıştım kemana ruh veren Farid Farjad ile. Kendisinden bu kadar geç haberim olduğu için de oldukça üzülmüştüm doğrusu. Farid Farjad bence kemanını çalmıyor, inletiyor dedim ve kemanıyla adeta şarkı söyleyen bu adamı neden daha önce dinleyemedim diye de oldukça hayıflanmıştım. Daha sonraları onunla tanışmamış olan arkadaşlarıma, onu tanımalarına vesile olsun diye en sevdiğim birkaç parçasını göndermiştim. Ve sonra onu ilk kez dinleyen insanların şaşkınlığını izlemek de, inanılmaz keyifliydi doğrusu.

Hani ‘Bir şarkı dinledim hayatım değişti.’ derler ya, değişmedi ama kişisel olarak müzikleriyle yaşamıma kattığı keyfin yanı sıra, o müzikler eşliğinde yaşantımı daha bi yoğun hissetmemdeki payın dışında, bana ayrıca bir mutluluk sağladığı için de bol bol teşekkürlerimi sunuyorum kendisine. Kemanda gezinen bu sihirli parmaklar, beni her dinlediğimde oldukça etkilemiş, duygulandırmış ve başka diyarlara götürmüştür. Bu müzik eşliğinde düşüncelere dalmamak mümkün değil ki. Müzikleri ruhu okşar, eritir adeta. İçinizde uzakların özlemi, hiç yaşanmamış zamanların burukluğu, alıp başını gitme arzusu belirir bu zatı dinlerken…

Gönlündekileri sözcüklerden daha iyi notalarla ifade ettiğine hiç şüphe duyulmayacak kadar ustadır o. Nasıl anlatmalı ki hislerinizi onu dinlerken, sadece onun kemanının tınısı ile varın duygu yoğunluğunu siz düşünün. Kederli günlerimde aralıksız dinlediğim, dinlerken huzur bulduğum, öylesine romantik, öylesine mahzun bu yeri doldurulamaz ezgiler, beni her zaman dinlendirmiş ve başka diyarlara götürmüştür. En duygusal, en iç yakan melodilerin, notaların efendisidir o. Beni derinden etkileyen, adamın içini titreten ve belki de bunalımlı zamanlarda kesinlikle dinlenilmemesi gereken bu keman üstadının kalbinden geçenleri merak etmişimdir hep. Bir gün ona sormak isterdim: ‘Nedir sizi böyle ciğerimi söktürür gibi keman çaldıran şey?’ diye:)

Daha başka ne yazabilirim ki onun ve o eşsiz dillendirdiği kemanının hakkında, ya da ne yazmalıyım? Benim için değil İran’ın, dünyanın en iyi keman virtüözüdür o…

A.K.

5 yorum:

Adsız dedi ki...

gerçekten dediğin kadar varmış aysel ablacım. çok güzel çalıyor ve dinlediriyor. özellikle okulda çalışırken beni çok rahatlattı. teşekkür ederim beni tanıştırdığın için.

öpüyorum seni.

şirine

ferhat dedi ki...

"Kemanın inceldiği noktada, ben bu hayat denilen kurmacadan kopuyorum. Günlük hayatın tekdüzeliğinden, küresel emperyalizmin popüler kültüründen ve en çokta özünü yitirmiş, içi boşaltılmış, değersizliği kendine paye edinmişlerden kurtulmak ve kaçmak…

Ama asla kendinden,özünden kaçış değil… Aksine esaretteki benliğin,bozulan ruh frekansını, oluşturduğu dalgalanmalarla özüne döndüren bir kaçış…"

Robabeh Jan

Adsız dedi ki...

müziğin büyüsüyle manevi bir dünyaya geçiş yapılıyor, keman konuşuyor;müzik ağlıyor vaya gülüyor, mükemmelliğin ötesinde...

Adsız dedi ki...

Kemanını inletmek çok garip bir terim. Belki de ben duymamışımdır ama bana çok saçma geldi.

hilal dedi ki...

O halde saçma geldiyse dinlemeyin efendim...