Salı, Eylül 27, 2022

O benim vefalı arkadaşımdı


Yaklaşık 2,5 aydır bir yas süreci yaşamaktayım. Beni oldukça etkileyen, canımı yakan ve zaman zaman da çok ama çok üzüldüğüm acı bir kaybımdan bahsetmek istiyorum sizlere. Nihayet bu konuda kafamı toparlayıp, yazma fırsatı bulabildim. Ömrü hayatımda epey acı kayıplar yaşamış biri olarak, bu son ki kaybım da beni derinden yaralayan bir diğer acım oldu. 

Evet, o benim 40 yıllık vefalı arkadaşımdı. 40 yıl diyorum da sakın lafın gelişi 40 yıl sanmayın, gerçekten tamı tamına 40 yıl (yaşımız da ortaya çıktı bu arada☹). Birbirimizi sevmemiz için dil, din, ülke veya kültür farkının bir önemi yoktu bizim arkadaşlığımızda. 13 yaşındaydık ikimizde. Ortaokuldayken İngilizce öğretmenimiz sayesinde bulduğum mektup arkadaşımdı o benim. Yuvarlak yüzlü, bu sevimli Alman kızı Susan, her zaman benim için en kıymetli ve en özel arkadaşlarımdan biri oldu. Hem de öylesine değil, gerçek bir arkadaşlıktı bizimkisi. Çocuk saflığında başlayan arkadaşlığımız, çıkarsız, hesapsız, hiç kırmadan ve kırılmadan devam etmişti. Geçen yıllar boyunca, birbirimizin acı-tatlı yaşantılarına şahitlik ettik. Neler neler paylaştık mektuplarımızda bilseniz. Hem de ne süslü mektuplardı onlar, bir çocuk hevesiyle stickerlarla süslenmiş zarflar ve mektuplar. Siyaset, hava durumu, spor, güncel olaylar, ülke gündemleri, aile hayatlarımız ve bazen de gelecek hayallerimiz… Karşılıklı sevgi, fedakârlık, anlayış ve illa da vefa ile geçen 40 yıl. Önceleri mektup arkadaşlığı, sonrasında e-maillere dönüşmüştü, sonra telefon görüşmeleri, WhatsApp kısa mesajları ve nihayetinde görüntülü görüşmelerle devam etti hep arkadaşlığımız. Birbirimize olan iyi niyet temennileri ve dualarla bitirirdik hep görüşmelerimizi. Bir gün buluşmayı hayal ettik hep, karşılıklı Türk çayı içip, sohbet edebilmeyi diledik yıllarca. 

Nihayet 2007 yılı baharında, bu dileğimiz gerçekleşmişti. Kocası Peter ile birlikte Susan İstanbul’a geldi. Benim centilmen kardeşim Fırat ile birlikte onları karşıladık ve oldukça etkilendikleri İstanbul’u gezdirdik onlara biraz. Karşılıklı çay içip sohbetler ettik ve Türk kahvesi eşliğinde fallar baktık espirilerle😊…Otel odasından ilk defa duyduğu sabah ezanı sesiyle uyanmasını ve etkilenmesini anlatmıştı bana arkadaşım. Çok keyifli bir buluşma olmuştu bu, her ikimiz için de. İstanbul buluşmamızda, bana getirdiği hediyeyi ömrüm boyunca unutamam. Yıllar yıllar önce, 13 yaşında küçük bir kız çocuğu iken, ona özene bezene yazdığım, kendimi ve ailemi anlattığım ve stickerlarla süslediğim, ilk yazdığım mektubumu bana getirmişti benim vefalı arkadaşım. Evet ilk mektubumu atmamıştı, saklamıştı. Nasıl duygulandım ve nasıl mahçup oldum anlatamam. Çünkü ben onun mektuplarını o kadar uzun süre saklayamamıştım☹. Ona gönderdiğim tüm resimlerimi de saklamıştı üstelik. Görüntülü görüşmelerimizde birkaç kez bana evinin duvarında ve dolabında ikimize ve hatta sadece bana ait fotoğraflar, çerçeveler göstermişti. Böyle bir arkadaş için ne söylenebilir, ne hissedilebilir ki sorarım sizlere? Nasıl güzel, nasıl özel bir insandın sen Susan! Ben senin gibi bir arkadaşı bir daha nasıl bulabilirim ki. 

Peter ile olan sevgi dolu 30 yıllık evliliğinde, çoğu zaman tekerlekli sandalye kullanmak zorunda olan Peter’a olan sabrı, sevgisi, ilgisi ve fedakarlığı da bir başka takdire şayan özelliklerindendi benim arkadaşımın. 18 Temmuzda Peter’dan kısa bir mesaj aldım. 10 Temmuzda sevgili arkadaşım Susan’ın kalbinin durduğunu üzülerek bildirmişti bana. O anki duygularımı anlatamam, nasıl tarifsiz bir acı, nasıl canımı yaktı. Günlerce ağladım, düşündükçe hüzünlendim. Ama ama biz yakında yine buluşacaktık onunla, ama bize gelecekti bu yaz… Planlar yapmıştı. Evet onun çeşitli kronik rahatsızlıkları vardı. Akciğerinde problem vardı ve nefes darlığı çekiyordu. Aslında son zamanlarda hiç iyi değildi, ama ölmek için de çok gençti, çok erkendi:(. 

Onca rahatsızlığına rağmen, her sene olduğu gibi, bu yıl da 4 Temmuzda benim doğum günümü yine unutmamıştı, 40 yıl olduğu gibi. Ölmeden sadece birkaç gün önce bile beni hatırlamıştı. Yine çocukluğundan beri sevdiği sevimli, süslü, cicili bicili emojileri kullanarak kutlamıştı doğum günümü. Daha iyi hissettiğini söylemişti bana ve iyi olacağına söz vermişti. Bunun son yazışmamız olduğunu bilemezdim:( O kadar pişmanım ki, ona bu kadar mesafe yaklaşmışken, bir türlü plan yapamayıp, onu ziyarete gidemediğim için. Hiçbir şeyi ertelememek gerekmiş bu hayatta, bunu bir kez daha anladım. 

Yaklaşık 50 kişinin katılımıyla gerçekleşen, davet edildiğim 17 Eylüldeki online Susan’ı anma toplantısı da beni yine derinden etkiledi. Çocukluğundan itibaren hayatı, evliliği fotoğraflarıyla bir sunum eşliğinde kısaca anlatıldı. Çok duygulandım yine, hatıralarımız canlandı gözümde…İyi insanlar çabuk göçüp gidiyor sanki bu dünyadan. Sanki daha fazla kalıp, kirlenmeyelim diye mi düşünüyorlar acaba? Bunu bilemem ama onun gerçekten özel bir insan olduğunu biliyorum. Sanırım birbirimizi sevmemizdeki bir diğer sebep te şuydu; asla birbirimize birşeyleri empoze etmeye çalışmadık. Hep hoşgörüyle birbirimizi olduğu gibi kabul ettik. 

13 yaşımızdan beri, içindeki o küçük kız çocuğu hep duruyordu. Hiç vazgeçmedi süslü, çiçekli, kalpli, hayvancıklı mektuplarından, paketlerinden ve mesajlarından…Ah benim vefalı, sevgi dolu, iyi kalpli arkadaşım. Senin gibiler bu dünyada artık çok kalmadı. Çok erken gittin. Umarım öteki dünyada, cennette yine karşılaşırız seninle… 

Artık kızıma anlatıyorum bizim güzel hikayemizi. Türkiye’den Aysel ile Alman Susan’ın hikayesiydi bu. Dilerim o da annesi gibi böyle uzun ömürlü, çıkarsız, iyi niyetli ve sevgi dolu arkadaşlıklar kurabilir hayatı boyunca. Sadece kızım için değil, isteyen, emek veren, sabır ve fedakârlık gösteren herkes için bizim gibi unutulmaz kıymetli arkadaşlıklar kurabilmelerini dilerim. Onu çok özlüyorum ve hep özleyeceğim de. Artık anılarımda yaşayacak ve ona dualar edeceğim. 

Sizler de her zaman sevgi ve selametle kalın efendim. 

2007 yılında Susan'ın benim için yazdığı İstanbul gezisi izlenimleri. (Almanca'dan çevrilmiştir.)
http://arweningunlugu.blogspot.com/2007/10/canm-arkadam-susandan-film-gibi-zel-bir.html

Susan'ın Türk sevgisi:
http://arweningunlugu.blogspot.com/2008/07/susana-bir-alk-istiyorum-ltfen_17.html






Hiç yorum yok: